MAKET GEMİ FOTOROMANI

 

Bilge hanım, yapmış olduğu model hakkındaki deneyimlerini bizlerle paylaştı. Ama maalesef teçhizat, deneyim ve sabır eksikliğinden dolayı hayalindeki modele ulaşamadı. Kendisi canını sıkan bir durumda bile  bu olayı matrak yapması bence hayatla ne kadar barışık olduğunun göstergesidir. Sen çok yaşa Bilge, çok güldürdün bizi çoook...

 

 

    Asama 1. Kutudaki resmin heybetine kanılır. Bitmiş hali beyaz yelkenleriyle vitrin camında süzülürken hayal edilir. Hayaldeki camlı vitrin evde yoktur ama olsundur.

 

 

 

Asama 2. Kutu açılır. 2+2 elle işe başlanır. Etrafa yayılan pafta pafta kağıtlar, sırım sırım çubuklar, kaidesinden bile ayrılmayan kıymıklı sunta parçaları sevki azaltamaz. Oysaki MacGyviri gelse işin içinden çıkamaz...

 

 

Asama 3. Bir kere kutudan düz plaka halinde çıkan parçalara gemi bombesini kaba kuvvetle vermek yanlıştır. Zaten paftalardan birinde küçük puntolar der ki: ağaç yaşken eğilir. Ama artık çok geçtir. 26 rakamının yanında yatan parça ibret-i alemliktir.

 

 

Asama 4. Hava kararmış, sabır tükenmiştir. İsmail YK vari söylemler eşliğinde maketten nefret edilir. Elde tanıdık ne varsa (direk, yelken) gemiye monte edilir. Artan parçalarla belki bir gün bir başka gemi üretilebilir. Artık bir gram boyayla bin kusur örtülmelidir...

 

 

Asama 5. Esere kalıcı bir isim verilir. Her şartta yüzmesi temenni edilir...

 

 

Asama 6. Her zaman aşamaları takip etmek gerekmeyebilir. Önemli olan niyetse, kısmet hayaldekinden farklı olabilir. Bir daha maket diyene ağzının payı açıklamalı detaylarıyla verilir...
 

 

Bilge - 09/2007